| İslami Evlilik |
|
Erkeğin Üstte Olduğu Duruşlar Erkekle kadının yüz yüze olduğu ve erkeğin üstte bulunduğu "misyoner duruşu" olarak anılan teknik, en yaygın olanıdır. Bu adı, söz konusu duruşu ilk kez misyoner beyazlardan öğrenen Polenezyalıların taktığı sanılmaktadır. Çiftler hangi duruşları denerlerse denesinler, cinsel birleşmeyi genellikle bu yöntemle bitirmeyi tercih ederler. Çünkü doruğa ulaşmak için en rahat olan duruş budur. Başlıca eksikliği, kadına bağımsız hareket edebilme olanağını vermemesi ve eşlerin birbirlerinin erojen bölgelerine ulaşmalarını engellemesidir. Ancak erkek dirseklerinden veya kollarını gererek ellerinden destek alarak gövdesini kadınınkinden ayırabilir. Böylece hem kadının vücudunu daha iyi görebilir, hem de eğer tek taraflı destekle durabilirse, diğer eliyle kadının göğüslerini okşayabilir. Misyoner duruşundan yola çıkılarak birçok çeşitlemeye geçilebilir. Bunlardan biri, kadının bacaklarını bitişik, erkeğinse kadının üzerinde ayrı tuttuğu duruştur. Erkeğin penisinin ufak veya sertleşmenin zayıf olduğu ya da kadının dölyolunun geniş olduğu durumlarda, bu duruş çok uygundur. Bu şekilde kadın bacaklarını sıkarak penise belli bir baskı yapabilmektedir. Kadının Üstte Olduğu Duruşlar Cinsel birleşmede üstte bulunan eş, daha fazla hareket özgürlüğüne sahip olduğu için doğaldır ki daha aktif olacaktır. Ama bu eşin mutlaka erkek olması gerekmez. Kadının üstte ve yönlendirici olduğu duruşlarda her iki taraf da ruhsal ve fiziksel açıdan büyük doyum alabilirler. Erkeğin iri ve ağır olduğu durumlarda zaten kadının üstte bulunması tercih nedenidir. Kadının üstte olup da iki vücudun birbiriyle tam olarak temasta bulunduğu duruşta üç temel çeşitleme vardır. Kadının bacakları erkeğinkilerin arasında, dışında veya üstünde durabilir. Arada veya üstte olduğu zaman kadın bacaklarıyla baskı yapabilecektir. Her üç duruşta da penetrasyonun derinliğini ve birleşmenin hareketlerini kadın denetler durumdadır. Eşlerin leğen kemiklerini birbirlerine doğru bastırdıkça kadının klitoral uyarılması süreklilik kazanır. Ayrıca penetrasyon derin olduğundan ve penisin tüm uzunluğu dölyolunun önduvarına baskı yaptığından doruğa ulaşma duyumu artmaktadır. Kadın ve Erkeğin Yanyana Olduğu Duruşlar Eşlerin yanyana bulunduğu duruşların sağladığı bazı özel avantajlar vardır. Cinsel birleşmenin daha az hareketlilik, daha çok dokunmaya yatkın anlarında hem derin penetrasyon hem de kucaklaşmaya elverişli olduğu için bu duruşlar tercih edilir. Eğer birleşmeye yanyana duruşla başlanacaksa, penisin girebilmesi için kadının bir bacağını kaldırması veya kıvırması gerekir, Her iki eşin bacaklarının da bitişik olarak uzatıldığı düz yanyana duruşta, erkek elleriyle kadının kalçalarını bastırarak penetrasyonu artırmaya çalışır. Eğer kadın erkeğin iki yanında bacaklarını uzatmaz da kaldırırsa penetrasyon daha derin olacaktır. Eğer sarılarak dururlarsa klitoris bölgesi doğrudan uyarılıyor olacaktır. Gövdeler ayrı durduğu zamansa klitorisin erkek uzvuyla uyarılması yerine elle uyarılması mümkün olur. Bu duruşda erkek kolayca ileriye ve geriye hareket edebilir. Cuissade Yarı arka yarı yanyana açılardan giriş yapılan duruşlar, Fransızca "Cuissade" sözcüğü ile tasvir edilir. Örneğin, sırtüstü yatan kadının ona dönük olarak yanlamasına uzanan erkeğin baldırı üzerinden bacağını atmasıyla penisin girişine izin verdiği duruş, bir "cuissade" çeşididir. Başka bir çeşitte, kadın erkeğe sırtını dönüp bir bacağını kaldırır; erkek öbür bacağı kendisininkilerin arasına alarak penisini dölyoluna sokar. Kadın erkekten yarı dönük olarak da durabilir. "Cuissade" duruşlarında erkeğin çeşitli açılardan giriş yapması ve penetrasyonu derinleştirmesi mümkündür. Özellikle, girdikten sonra erkeğin geriye doğru yaslanıp kadınla bir dik açı oluşturduğu durumlarda son derece derin bir penetrasyon elde edilir. Flanquette Girişin yarı yanyana, yarı yüzyüze açılardan yapıldığı duruşlara "flanquette" adı verilir. "Cuissade" duruşlarında olduğu gibi erkeğin bir bacağı kadınınkilerin, kadının bir bacağı da erkeğinkilerin arasındadır. Bu duruşun avantajı da, giriş için çok çeşitli açılar sağlaması ve derin penetrasyona izin vermesidir. Erkeğin yavaş ve derin itme hareketleri yapmasına çok elverişlidir. Arkadan Girişli Duruşlar Bazı çiftler hayvanların birleşmesini anımsattığı veya yüzyüze olmadığı için, cinselliği kişiliksizleştirdiği düşüncesiyle arkadan girişe karşı çıkarlar. Oysa ilk denemeden sonra genellikle bu çekincelerden vazgeçilir. Kadın yüzüstü yatarak bacaklarını iyice ayırdığında erkeğin üste çıkarak dölyoluna girmesi çok kolaydır. Belki kadının basenini biraz kaldırması ya da erkeğin elini kadının altına koyarak onu biraz yükseltmesi gerekebilir. Arkadan girişli duruşların hiçbirinde penis klitorisi uyarmaz. Ancak erkek, penetrasyonunu artırmak için zaten eliyle kadının pubisini bastırdığından klitorisin elle uyarılması doğal bir sonuç olur. Bu duruşda penetrasyon çok derin olmamakla birlikte, dölyolunun ön duvarı üzerindeki yoğun basınç hem kadın hem de erkek için büyük haz kaynağıdır. Erkeğin sırtüstü yattığı ve kadının üstte erkeğe sırtı dönük olarak bulunduğu duruşda arkadan giriş mümkündür. İlk giriş için kadının öne eğilmesi gerekebilir, ancak sonra hareketlerinde serbesttir. Öne ve arkaya kımıldayarak penetrasyonun derinliğini ayarlamak ve dölyolu duvarındaki sert basınçtan erkeğin de haz almasını sağlamak kadının elindedir. Buna karşılık erkek de kadını belinden kavrayarak birleşme hareketlerini yönlendirebilir. Kadının öne eğilip erkeğinse gövdesini biraz kaldırması ve eşlerin birbirlerini kollarından kavrayarak hareketlerinin ritmine uygun olarak çekmeleri bu duruşun bir çeşitlemesini oluşturur. Ayrıca erkeğin duvara veya yatağın kenarına dayanarak dik oturduğu çeşitlemeler de vardır. Dizüstü Duruşlar Kadının diz çökerek durduğu arkadan girişli duruşlarda penetrasyon diğer arkadan girişlerde olduğundan daha derindir. Olabilecek en derin penetrasyon kadının diz çöküp, başını yatağa veya yere yaslayacak şekilde öne doğru eğilmesi ile gerçekleşir. Erkek de diz çöker ve yavaşça dölyoluna girer, eğer penetrasyon çok derin ve sert olursa yumurtalıklardan birine dokunarak büyük acıya yol açabilir. Bu duruşda erkek istediği gibi kadının göğüslerini ve basenini kucaklayıp klitorisini uyarabilir ya da kalçalarından kendine doğru çeker. Ayakta Duruşlar Ayakta duruşlar çok çoşkulandırıcı olabildiği halde belirli bir kıvraklık gerektirirler. Genellikle fazlasıyla uyarılmış bir şekilde soyunurlarken, eşler bu duruşa geçiverirler. Çiftin boylarının uyumuna bağlı olarak ya kadın bir bacağını kaldırıp yana açar ya da erkek dizlerini bükerek kadının vücudunu kendine doğru çeker ve dölyoluna aşağıdan girer. Bu duruşu gerçekleştirebilmek için çok güçlü bir sertleşmenin gerekli olduğu açıktır. Ayakta duruşlarda eşlerden herhangi biri gidip gelme hareketini yapabilir. Kadın da bacaklarını birleştirerek erkeğin fallusunu sıkıca kavrar. Ayakta duruşda arkadan giriş de mümkündür. Kadının öne doğru iskemle veya benzeri birşeye yaslanması girişi kolaylaştırır. Ancak bu duruşda penisi dışarı çıkarmadan fazlaca hareket etmek mümkün olmaz. Ayakta duruşlar orgazma varacak bir cinsel birleşme için doyurucu değildirler. Ama daha rahat bir duruşa geçmeden önceki bir çeşni olarak çoşku verebilirler. Denge Duruşları Kadının oldukça hafif; erkeğinse güçlü olmasını gerektiren bu duruşlara uzakdoğunun erotik resim ve heykellerinde sık sık rastlanır. Daha önce açıklanan ayakta duruştan yola çıkarak erkek kadını kalçalarından yukarı kaldırır ve kadın bacaklarını erkeğin arkasına dolar. Erkek elleriyle hareketinin hızını kontrol ederek kadını öne ve arkaya sallar. Erkeğin yükünü biraz hafıfleten ve daha güçlü hareket olanağı sağlayan bir çeşitleme kadının sırtını duvara dayayarak kollarını erkeğin boynundan çekmesiyle gerçekleşebilir. Oturulan Duruşlar Aşıkların yüzyıllar boyunca kamu içinde üstlerinde giysileriyle oturarak koitusta bulundukları bilinmektedir. Bu koşullarda koitusun hareketsiz olması ve yüzlerde tam bir ifadesizlik bulunması zorunluğundan doğan sıkıntılar, herhalde gizli bir iş yapmanın verdiği coşkunluk içinde yok olmaktaydı. Aslında mutlaka hareketsiz durmak da gerekmez. Çünkü erkek oturuyor ve kadın da bacaklarını açarak onun üzerine oturuyorsa, ayaklarının yere değmesi ve dolayısıyla aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmesi mümkündür. Bu duruş için erkeğin sertleşmesinin güçlü olması gerekir, yüzyüze durulduğunda elle uyarma şansının olmamasına karşılık, kadın sırtını dönerek, arkadan girişli duruşların tüm avantajlarından yararlanılabilir. Penetrasyonu daha derinleştirebilecek bir duruş kadının yan dönerek erkeğe yakın olan bacağını yukarı kaldırmasıyla elde edilir. Böylece derin bir penetrasyonla eşanlı olarak göğüslerin ve klitorisin uyarılması ve ağız ağıza öpüşme mümkün olur. |