İslami Evlilik
evlilik,islamda evlilik,evlilik siteleri,evlilik yildönümü,evlilik hazirliklari,evlilik listesi,evlilik öncesi,evlilik islemleri,evlilik teklifi,evlilik danismani,evlilik sitesi,evlilik üzerine

Cinsel İlişkide Oral

Oral ilişki bir kişinin cinsel organlarıyla diğer kişinin ağzı arasındaki temasla olan ilişkidir.

Ağız ve cinsel organlar vücudun kolayca uyarılabilen erojenik bölgeleridir. Ve temas haline geçmeleri de kişilere zevk verir. En önemli avantajlarından bir taneside gebeliğe neden olmaması yüzünden çiftler tarafından rahatlıkla kullanılmaktadır.

A. Kadının erkek cinsel organını ağzıyla uyarması;

Erkeklerin tamamına yakını bu şekilde ilişkiden hoşlanırlar. Kadınların bir kısmıda eşlerini bu şekilde uyarmaktan hoşlanır. Kadının dikkat etmesi gereken dişlerinin penise acı veya zarar vermemesidir.

B. Erkeğin kadın cinsel organını ağzıyla uyarması;

Kadının özellikle klitorisi aşırı derecede duyarlıdır. Yapısı sünger gibi olan klitoris duyarlı sinirler açısından çok zengindir. Yaralanması durumunda çok şiddetli kanamalar görülebilir.

Erkek kadının vajen girişini, vajen dudaklarını, klitorisi yalayarak onu uyarır, cinsel birleşmeye hazırlar veya bu şekilde boşaltabilir veya ilişki öncesi birkaç kez bu şekilde boşaltarak daha sonra ilişkiye girebilirler. Erkek, kadının nasıl hoşlandığını sorabilir ve ona göre yönlenebilir. Yine dikkat edilmesi gereken nokta dişlerin kadına zarar vermemesidir. Vajene hava üflemek gibi şeylerede kadına ağrı veya acı verebilir. Normalde kadın ve erkekten gelen sıvılar zararsız ve mikrop taşımayan sıvılardır ve zarar vermezler. Kadının vajeni daha temiz olsun diye sabunla yıkaması vajene zarar verebilir, kayganlaşmayı zorlaştırır. Yapılmaması gereken bir şeyde o kısımlara sprey sıkmak veya parfüm sürmektir. Her aydaki gebe kadına ve de bebeğe zararı yoktur.

Bu ilişki şeklinde cinsel uzuvlar görüldüğü için mekruh olma hükmü söz konusudur. Fakat eşler uzuvları görmeyecek şekilde önlem alarak mekruh durumu ortadan kaldırabilirler.

Bu husus karı-koca arasındaki meşru cinsel ilişki türlerinin meskutün anh (sükut geçilmiş) kısmına girer. Dolayısıyla yasaklığı konusunda kesin delil olmayan her şey mübah addedilir.

İnsan ilişkisi içinde olanaklı olan fiziksel temasların mahremlerinden biri oral sekstir. Cinsel organlar gibi, ağız ve dilin de ne denli duyarlı organlar olduğu düşünülürse, bu mahremiyetin nedeni kolayca anlaşılır. Vücuttaki birçok sinir ucu bu bölgelerde toplanmıştır. Küçük çocukların boyuna bir şeyleri ağzına götürmesi tadlarına bakmak için değil, dilleriyle ne olduklarını hissedebilmek içindir. Bu duyarlılığın yanısıra ağzın dölyolunu anımsattığı ve haz verici bir nitelik taşıdığı da bir gerçektir. Dolayısıyla zihinsel bir çekingenlik olmadığı sürece oral seksin, yani bir eşin ağzı ile diğer eşin cinsel organlarının oynaşması veya birleşmesinin, olabilecek en uyarıcı temas olduğu kesindir. Aslında bu çok duyarlı organların birbiriyle temasa geçmesi son derece doğaldır ve hemen hemen tüm memelilerde görülür. Oysa bazı insan topluluklarında ve bazı devirlerde oral birleşme günah veya sapık olarak nitelenmiş ve uygulayan çiftler cezaya çarptırılmıştır. Ancak bütün bu yasaklara karşın oral seks oldukça yaygındır. Hem erkek hem de kadın için çokça doyurucu olduğu için bu yaygınlık şaşırtıcı gelmemelidir. İyi bir oral birleşme, yalnızca taraflardan birine sunulan bir aşk nimeti olmayıp, sunan taraf için güçlü bir uyarıcı olmaktadır. Ağız çevresinin duyarlılığı ve esnekliği, öpme olaylarını yaratmıştır. Zevkli bir cinsel birleşme sürecinde tarafların birbirlerinin vücutlarını ve cinsel organlarını öpmek isteyecekleri bir aşamaya gelmeleri doğaldır. Cinsel oyun içinde penis ve dölyolu son derece çekicidir. Olağandışı temasları ve ilginç görünümleri yanısıra uyarıcı bir kokuları vardır. Sonuç itibariyle, eşlerin bu çekiciliğe karşı koymaları genellikle olanaksızdır. Önce biraz çekinerek başlayan öpücükler, sonradan kadının penisi ağzına alması, erkeğinse dölyolu ağzındaki dudakları aralayarak diliyle dölyolunu keşfe koyulmasına kadar varır. İki tarafın da istekli olarak katıldığı bir oral birleşme, her iki taraf için de kolayca orgazmla sonuçlanabilir.

Oral seksi diğer tüm cinsel eylemlere tercih eden insan sayısı az değildir. Oral zevk almak, oral zevk vermekten biraz daha çok tercih edilmektedir. Erkeğin dili penisten daha dar ve çok daha kısa olduğu, kadının da ağzı dölyolu kadar derin olmadığı halde bu yetersizlikler ağız ve dil kaslarının üstün gücü ve hüneri ile altedilmektedir. Ağız, dölyolundan çok daha sıkı kasılabilir. Keza erkeğin dili penisin asla ulaşamayacağı duyarlı noktaları bulup çıkarabileceği gibi, bir yandan da dudaklarıyla klitorisi uyarabilir. Kadının ağzı da hareketli bir dölyolu gibidir ve emme tekniği açısından dölyolundan daha beceriklidir. Batı dünyasında "Fransız aşkı" olarak anılan fellasyo konusundaki Kinsey raporları (1949 ve 1953) anket uygulanan evli kişilerin yüzde 60'ının oral seksi alışkanlık edindiklerini ve bu yöntemi erkeklerin kadınlardan daha fazla uyguladıklarını göstermiştir. (Kunnilingus oranı yüzde 54, fellasyo oranı yüzde 49'dur). Ağız ile cinsel organ temasını benimsemenin, yetişme ve daha önceki deneylerle bağlantılı olduğu bulunmuştur. Oral seks eğilimi yüksek öğrenim yapmış kişiler arasında yüzde 62, yalnızca ilk öğrenim yapmış olanlarda ise yüzde 10'luk bir oran olarak belirmektedir. Deney faktörü açısından bakıldığında da, daha önce cinsel birleşmede bulunmamış olup da ağızla birleşmeye karşı olanların oranı, ilk cinsel birleşmeden sonra düşmektedir. Nancy Friday, erkeklerin kunnilingustan hoşlandıklarının kesin olduğunu, oysa kadınlar için fellasyonun, ancak geliştirilebilecek bir zevk olabileceğini belirtmektedir. "Men in Love" adlı kitabında, pek az kadının bu zevki edinmesinden dolayı erkeklerin şikayetçi olduğunu yazmaktadır. Nancy Friday gibi Alex Comfort ve birçok başka uzman, cinsel ilişkide kunnilingus veya fellasyo eğilimini ya da arzusunu, kız veya erkek bebeğin, annenin vücudunda bulduğu sonradan da hafızasında tuttuğu hazza bağlamaktadır. Özellikle kadının vücut biçiminde, adale yapısında, ten dokusu ve kokusunda bebekliğe ilişkin bu anıları ayakta tutan birşeyler vardır. Erkeklerdeki görece daha yaygın kunnilingus pratiğinin bir açıklaması bu olabilir. Ayrıca anneden alınan ilk hazların ağız yoluyla edinilmiş olmasının bu yönde bir etkisi olabileceği dikkate alınmalıdır.
Oral seksin temizlik gerektirdiği kesindir. Aşk yapmadan önce sabunla yıkanmak yalnızca eşlerin birbirine karşı nazik bir davranışı olmayıp, son idrar veya abdestten arda kalmış olabilecek bazı bakterilerin bulaşmasını engelleyecek bir önlemdir de. Sabun ve su, cinsel uyarılma sırasında cinsel organlardan çıkan doğal hoş kokuları asla yok etmediği gibi bunların kötüleşmesini de önler.

Fellasyo

Latince "fellare" sözcüğünden kaynaklanan fellasyo, emmek anlamına gelir ve erkek cinsel organlarının yalanıp emilmesini ifade etmek için kullanılır. Erkeğin dış cinsel organları temasa son derece duyarlı olduğu gibi kadının dudakları, dili ve ağzın sıcak ıslaklığı da, en haz verici uyarımın sağlanmasına yetkindir. Aslında kadın, hemen erbezi torbalarının yakınından bacakların iç kısmını öperek ya da erbezlerini yalayarak erkeği büyük ölçüde coşkulandırabilir. Fellasyonun eski Hint, Pers, Mısır, Yunan, Roma ve Etrüsk toplumlarında önemli bir yeri olduğu bu kültürlerden kalan sanat yapıtlarından anlaşılmaktadır. Bununla birlikte eski çağlara ait bir takım yazılarda ise hem fellasyo,hem de kunnilingusa karşı çıkılmaktadır. Fellasyo yöntemi eşlerin teknik tercihlerine ve arzularına göre değişecektir. Kabaca bazı kategorilerden söz edilebilir. Baş kısmı, penis ve erbezlerinin öpülmesine "penilingus" denir. Dudaklar ve ağız yumuşak ve duyarlı bir biçimde erkek cinsel organlarını uyarmak üzere öpüp yalamak için kullanılırlar. Bu işleme dudak ve dişlerin hafif ısırmaları da katılabilir, baş kısmının etrafında ve penis boyunca gidip gelebilirler. Penisin, dölyolu birleşmesine benzer şekilde kadının ağzına girip çıktığı yönteme "irrumatio" denmektedir. Penis hareket ederken kadının ağzı hareketsiz kalabilir ya da emiyormuş gibi oynayabilir. Ya da kadın başını penisle ahenkli olarak oynatır. Meninin ağıza akıtılması ve yutulması zararsızdır. Çok tuzlu olan meni yapı olarak proteindir ve kalori değeri 6'dır. Ancak her türlü yabancı madde gibi bunun de genize veya ciğerlere kaçması tehlikeli olabilir. Meni yutulmasının tehlikeli olabileceği bir durum, gebeliğin yedinci ayından sonra söz konusu olabilir. Erken doğuma yol açma olasılığı ( prostaglandin adlı madde içeriği ile ) vardır. Bazı Afrikalı kabilelerin doğumu başlatmak için meni sıvısından yapılmış bir iksir kullandıkları bilinmektedir.

Gerek bir cinsel ön oyun, gerekse orgazmla son bulan bir birleşme türü veya bir yeniden uyarma yöntemi olarak fellasyonun cinsel ilişkide özel bir yeri vardır. Yıllanan eşler bir değişiklik olarak, diğer bazıları doğum kontrolü amacıyla, zaman zaman veya sık sık fellasyodan yararlanır. Fellasyo için erkek çeşitli duruşlarda bulunabilir, kaba üstü yatabileceği gibi koltukta da oturabilir veya önünde kadın diz çökerken o ayakta durabilir.
Bu yöntemde mutlaka dikkat edilmesi gereken frengi veya belsoğukluğu gibi bulaşıcı hastalıklar bilindiği veya kuşkulanıldığı takdirde uygulanmaktan kaçınılmasıdır.


Kunnilingus

Kunnilingus terimi, Latince vulva anlamına gelen "cunnus" ve yalamak anlamına gelen "lingere" sözcüklerinin birleşmesinden oluşur, dişi cinsel organların ağız ve dille uyarılmasını ifade eder. Makat civarının uyarılması da kunnilingusa girmekle beraber özel olarak "anilinctus" diye de anılır. Kasolet olarak bilinen dölyolu ağzındaki koku, erkekte şiddetli cinsel tepki uyaran bir takım kimyasal maddeler içerir. Bu nedenle, her ne kadar hijyenik bakım zorunluysa da kadının parfümlü sabunlarla veya deodorantlarla bu kokuyu yok etmesi doğru değildir. Kunnilingusda olağan duruşlardan biri kadının erkeğin başının üzerinden ayaklarına bakar biçimde çömelmesidir. Bu duruşun özelliği kadının adeta dölyolu ağzındaki dudaklarla erkeğin ağzını öptüğü duygusunu vermesidir. Bu çekici özelliğine karşın fazla uzatılırsa, bu zor duruşta aktif olarak hareket eden erkeğin boynunun incinmesi gibi bir sakınca vardır. Kadının bir iskemleye veya yatağa kaykılıp bacaklarını iyice aralaması ve vulvayı iskemlenin kenarına doğru çıkarması da sık uygulanan bir duruştur. Kadının sırtını, yastıkla desteklemek yerinde olur. Diğer taraf yere oturarak rahatça kadının cinsel bölgelerine ağzıyla dokunabilir. En kolay duruşlardan biri kadının sırtüstü yatması, erkeğin onun başının üzerinden ayakları yönünde çömelmesidir. Erkek, kadının bacaklarını yukarı doğru çekip dirseklerini kadının dizlerinin arkasından araya sokarak bacaklarını istediği gibi aralar. Bu duruş tüm apışarasını açıkta bırakır. Erkek kolaylıkla dilini vulvanın üzerinde her yönde oynatabilir. Eşlerin anlaşmasına göre, dil ucuyla yalamalar veya dudaklarla hafif ısırmalar başvurulan başlıca teknikler olur. Tüm erojen alan buna uygun olduğu halde özellikle klitoris kadının orgazma ulaşması açısından son derece duyarlıdır.

Birçok erkek tüm hünerlerini ortaya koydukları halde eşlerini oral yoldan gerçek anlamda uyaramamak gibi açmazla karşılaşmıştır. Bunun başlıca nedeni cinsel temas içinde kadının salgısı arttıkça salyayla kaplı olan dilin, yalamayla yarattığı duyumların kaybolmasıdır. Oysa yalamak yerine emme tekniğine dönülmesi kadını orgazma götürebilir. Çiftler bunu deneyle keşfederler. Başka bir yöntem de dili gittiği kadarıyla dölyoluna sokup çıkarmaktır. Kunnilingus hamileliğin son dönemlerinde uygulanmamalıdır. Çünkü dölyoluna hava fışkırtmak hem kadın hem de cenin için tehlikelidir. Markesa Adaları'nda yaşayan ve kadınlarının erkeğe göre biraz daha egemen bir konumda olduğu yerli topluluklarda kadınlar, sevgililerinden memelerini ve vulvalarını öpüp emerek kendilerini heyecanlandırmalarını beklerler. Bu adalarda bulunan Ponape ve Sansol adında iki yerli toplulukta da cinsel birleşmeyle birlikte uygulanan kunnilingus tekniğinin çok ilerletilmiş olduğu söylenir. Ponape'de kadının cinsel organının çok uzun ve sarkık dış dudakları bulunması, cinsel açıdan son derece çekici olarak görülür. Buralarda küçük kız çocuklarının vulvaları erken bir yaştan başlayarak cinsel gücünü yitirmiş yaşlı erkekler tarafından istenilen boyutlara vardırılmak üzere çekiştirilerek uzatılır. Bu işlemler genç kızların ergenlik yaşına dek sürer. Aynı zamanda cinsel eğitimin bir parçası sayılmak üzere klitoris de uzun sürelerle ovulur, emilir ve bir cins iri karıncaya ısırtılır. Bu ısırma, aynı zamanda haz veren bir uyarım oluşturur. Yetişkin kadınların cinsel hazları yine buna benzeyen uyarımlarla yönlendirilir. Bu toplumda yaşayan erkekler eşlerini vulva yöresinden coşku doruğuna ulaştırmak için sadece dillerini değil, dişlerini de kullanırlar. Bazen de dölyoluna küçük bir balık yerleştirirler. Erkek sonra bu balığı diliyle yalayarak dışarı çıkartır. Bunlar oldukça incelik isteyen tekniklerdir ve gündelik birleşmelerden çok, özel durumlarda kullanılırlar. Balık yöntemini erkeğin bir numaralı karısıyla ve onu gebe bırakmak amacıyla yaptığı cinsel birleşmede uyguladığı bildirilmektedir. Batı toplumlarında ağız yoluyla cinsel birleşmenin genellikle pek hoş görülmeyen ve fazla yüceltilmeyen çağrışımları vardır. Bu çağrışımlar büyük bir olasılıkla "altmışdokuz" ve benzeri uygulamaların daha çok eşcinsellerin ya da fahişelerin seçimleri olarak görülmelerinden kaynaklanır. Kama Sutra da bu konuda pek olumlu bir tutum içinde değildir. Gerçi ağızla erkek ve kadının cinsel organlarının uyarılması teknikleri, üzerine etraflıca bilgi verir. Fakat bu uygulamaların daha çok bu konularda yetiştirilmiş hadım hizmetkarlar ile fahişeler tarafından yapıldığını dolayısıyla aşağı sınıftan kimselerin hünerlerinden sayıldığını belirtir.
Kinsey'in araştırma sonuçlarında da 1940 ve 50'lerde Amerikalıların da ağızla uyarım yolunu pek seçmedikleri ortaya çıkar. Bu sonuçlara göre henüz cinsel birleşme yaşantısı edinmemiş kadınlar arasında sevgililerinin kendilerini kunnilingus ile uyarmalarını kabul edenlerin oranı ancak yüzde 3'tür. Bu sayı yoğun cinsel deneyimli kadınlarda yüzde 46'ya yükselir. Diğer yandan kadınlarda fellasyo deneyimi konusundaki oran da buna benzer biçimde yüzde 2'den yüzde 43'e yükselmektedir. Kinsey'in elde ettiği verilere göre fellasyo, daha çok erkeğin isteği üzerine uygulanmakta, bundan cinsel haz alan kadın sayısı pek az olmaktadır. Evli çiftler arasında ağız yoluyla birbirlerini uyarma sıklığı daha yüksektir. Kunnilingus için yüzde 54, fellasyo için ise yüzde 49'dur. Bunlar Hıristiyan koşullanmasına sahip, dolayısıyla bu tür cinsel yaşantıların yasak ve günah anlayışına girdiği bir toplum için oldukça yüksek sayılardır. Tüm dinsel, ahlaksal ve estetik kaygılardan kaynaklanan kısıtlamalara karşın cinsel organların ağızla uyarılmasının insana geniş haz olanakları vermesi, bu uygulama sıklığının nedeni olmalıdır. Bu gibi tekniklerin büsbütün doğa karşıtı olmadığının bir kanıtı, maymunların da bu tür temastan son derece hoşlanmalarıdır. Oysa cinsel organlarla ağız arasındaki temas, Amerika Birleşik Devletleri'nin yasalarında açıkça yasaklanmıştır. Gerçi bu yasayı çiğneyenlere karşı yasal önlemler alındığına pek sık rastlanmaz. Fakat bazı eyaletlerde bu yasalar zinayı yasaklayan yasalara eşdeğer sayılmıştır. Ayrıca çoğu yerlerde eşlerden birinin bu tür temas isteği boşanma için yeterli bir gerekçe sayılabilmektedir. Kinsey'in raporunda belirttiği bir durum, bazı kadınların organlarına ağız teması istiyor diye kocalarını öldürmüş olmalarıdır. Kinsey'in araştırmalarını yaptığı 1950'li yıllardan bu yana tüm dünyada cinsel konularda rahatlama olduğu gerçektir. Günümüzde bu konuda daha ön yargısız ve bireysel tutumların geçerli olduğu düşünülebilir.

"Altmışdokuz"

Fransa'dan kaynaklanan bu argo terim, eşlerin eşzamanlı olarak birbirlerinin cinsel organlarını ağızla uyardıkları bir oral seks türünü ifade eder. Altmışdokuz sayısı simgesel olarak birinin başı diğerinin ayaklarına gelecek şekilde kıvrılmış iki insanı temsil eder. "69" yönteminin yaygınlaşması, günümüzde çiftlerin eşzamanlı olarak orgazma gelmeyi daha fazla aramalarının sonucudur. Orgazma gelirken cinsel organların kokusunun ve tadının da zevkine varabilmek şansı altmışdokuzu daha çekici kılar.
Bu yöntem için en uygun duruş eşlerin yan yana uzanmalarıdır. altmışdokuzla cinsel doyuma ulaşmak olası olmakla birlikte daha çok bir ön oyun yöntemi olarak uygulanır. Bunun da belirli nedenleri vardır. Koitusta olduğundan çok daha fazla dikkat ve özen göstermek gerektiğinden, eşler kendilerini bırakmayabilir ve beklenenin tersine eşzamanlı orgazm hiç gerçekleşmeyebilir. Ayrıca erkek açısından bir sakınca daha söz konusu olabilir: "69" duruşunda penisin başının konumu kadının dille uyarması açısından pek uygun değildir. Hint tapınaklarındaki heykellerde ve Kama Sutra gibi kitaplardaki çizimlerde oldukça akrobatik görünen cinsel duruşlar, aynı anda hem karşılıklı orgazmı ve hem de kadın için daha uygun bir duruşu sağlama çabasıyla açıklanabilir. Dolayısıyla bir ön oyun olarak çok başarılı olabilecek bu yöntem, orgazm hedeflendiğinde düş kırıcı olabilir. Orgazm için değişerek kunnilingus ve fellasyo yöntemlerini uygulamak daha az gerginlik yaratacaktır.


Kaynak: http://www.islamihayat.com


evlilik,islamda evlilik,evlilik siteleri,evlilik yildönümü,evlilik hazirliklari,evlilik listesi,evlilik öncesi,evlilik islemleri,evlilik teklifi,evlilik danismani,evlilik sitesi,evlilik üzerine,evlilik sorunlari,evlilik ilanlari,evlilik izni,evlilik oyunu,evlilik sandali,evlilik rehberi,evlilik com,evlilik fuari,evlilik mesajlari,evlilik danisma,evlilik kredisi,islami evlilik,evlilik danismanligi,evlilik hazirliklari,mutlu evlilik,evlilik yildönümü,islam evlilik,evlilik cüzdani,arkadas evlilik,hande yener evlilik sandali,evlilik merkezi,evlilik hazirligi,evlilik problemleri,evlilik ilanlari,evlilik nedir,evlilik resimleri,akraba evlilik,sanal evlilik,evlilik basvurusu,evlilik davetiyesi,evlilik tazminati,evlilik terapisi,evlilik sirketleri,evlilik yildonumu,evlilik sözleri,evlilik sirketi,islamiyette evlilik,evlilik siirleri