İslami Evlilik
evlilik,islamda evlilik,evlilik siteleri,evlilik yildönümü,evlilik hazirliklari,evlilik listesi,evlilik öncesi,evlilik islemleri,evlilik teklifi,evlilik danismani,evlilik sitesi,evlilik üzerine

Alternatif Evlenme Arayış ve İnanışları

''O yanım keçe, bu yanım keçe,
Allah'ım elime helal süt emmiş biri geçe''

kalp2 Van Kalesi'nde halkın ''Analı-Kız'' adını verdiği Urartular'dan kalma kanal, iyi bir evlilik yapmak isteyen genç kızların adak yeri oldu.

Van Kalesi'ne Perşembe günleri giden genç kızlar, kısmetlerinin açılması için, önce kanalın aşağı kısmında bulunan Abdurrahman Gazi Türbesi'nde 2 rekat namaz kılıp dua ediyor. Genç kızlar, kanalın içinden ''O yanım keçe, bu yanım keçe, Allah'ım elime helal süt emmiş biri geçe'' diye tekerleme söyleyerek kayıyorlar. Kanalın, Urartu Kralı 2. Sardur tarafından MÖ 7. yüzyılda Tanrı Haldi için kesilen kurbanların kanlarını akıtmak amacıyla yaptırıldığı bildirildi.

Bu arada ''Analı-Kız'' adı verilen kanalda ''O yanım keçe, bu yanım keçe, Allah'ım elime helal süt emmiş biri geçe'' diye tekerlemesini söyleyen Günay, Gülşen Bozkurtoğlu ile Seyhan Nur isimli kızlar da, bunun uğruna inandıklarını, herkes gibi kendilerinin de evlenecekleri erkeğin iyi birisi olmasını istediler.
Kaynak:VAN IHA 23.07.2004 TSI 14:55

ANALI KIZ
Van Kalesi'nin yakınlarında, halkın kutsallığına inandığı bir yer daha var; Hazine Kapısı veya yaygın adıyla "Analı Kız".

Urartular zamanında açık hava tapınağı olarak kullanılan bu geniş kaya kütlesi, aslında bir kurban sunağıymış. Aşağıya doğru inen kanallar ise kurbanların kanlarını akıtmak için açılmış. Günümüzde ise halk, bu kanallara oturup bir dilek tutarak aşağıya doğru kaydığı takdirde, bu dileğin gerçekleşeceğine inanıyor.
Kaynak:http://www.kho.edu.tr/yayinlar/cizgi/agustos2002/van/



Ezan okunurken iş yapan kızın kısmeti kapanır.

Kısmetin Açılması ve Kapanması

a) Kısmetin Kapanması

Aynayı düşürüp kıran genç kız yedi sene evde kalır. Aynayı düşürüp kıran genç kız, kırılan parça sayısı kadar sene evde kalır. Geceleri aynaya bakmak kısmetin kapanacağına delâlettir. Kısmeti bağlanacak genç kızın gizlice bir tutam saçı kesilir. Kendi evinin duvarının dibine gömülür. Saç çürüyünceye kadar kısmeti açılmaz. Misafirlere çay ikram eden genç kız, boş bardakları misafirin önünde fazla bekletirse kısmeti kapanır. Ezan okunurken iş yapan kızın kısmeti kapanır.

b) Kısmetin Açılması

Kilitlenmiş bir kilit, kara çarşaflı bir kadına verilir. Kadın cuma günü herhangi bir caminin önüne gider. Kilidi ve anahtarı cuma namazından ilk çıkan kişiye verir ve açmasını söyler. Kilit açılınca kızın kısmeti de açılır. Kısmetinin hangi yönden açılacağını öğrenmek isteyen genç kız, çok tuzlu çörek yapar. Çöreği evin damına veya yüksekçe bir yere bırakır. Çöreği alan karga (veya başka bir kuş) hangi yöne doğru uçarsa, kızın kısmeti o yönden açılır.

Genç kızlar isimlerini yeni gelinin ayakkabılarının altına yazarlar. Hangi isim daha çabuk silinirse, o, diğerlerinden daha çabuk evlenir. Nişan yüzükleri takılırken yüzüklere bağlı kurdeleden küçük bir parçayı su ile yutan kız veya erkeğin kısmeti kısa zamanda açılır. Sulak çayırda dört parçalı yonca yaprağı bulunur. Cuma gecesi yastığının altına bırakılıp uyunursa rüyada kiminle evlenileceği görülür. Elma, kabuğu koparılmadan tek parça halinde soyulur. Gece yastığın altına konur. Niyet tutularak yatılır. Kısmetin rüyaya gireceğine inanılır. Genç kızlar ilk defa misafir oldukları evde uyumadan önce evin anahtarını yastıklarının altına koyarlar. Rüyada kısmetlerini göreceklerine inanırlar.

Halk arasında mayıs ayının üç çarşambasının kara çarşamba olduğuna inanılır. Genç kızlar bu üç kara çarşamba gecesinde niyet tutup pencere altı dinlerler. Duydukları sözleri geleceklerine yorumlarlar. Evlenme çağına gelmiş genç kız ve erkekler, kısmetlerini rüyada görebilmek için yedi gece üst üste yıldız sayıp yatarlar. Yedinci gece abdest alıp iki rekat namaz kılarlar. Tekrar yedi yıldız sayıp, niyet tutar ve hiç konuşmadan yatarlarsa evlenecekleri kişiyi rüyada görürler. Kirli çoraplar yastığın altına, bırakılıp niyet tutularak yatılırsa rüyada kısmetin görüleceğine inanılır. Genç kızlar, yumurtalı erişte yapılan gün, oklavanın işi bitince hiç yere bırakmadan ve hiç konuşmadan oklavayı iki bacakları arasına sıkıştırıp bir köşe başına, gizli bir yere saklanırlar. Yoldan ilk geçenin konuşmalarını niyetlerine yorarlar. Konuşmalar müspet ise niyetin gerçekleşeceğine, menfi ise gerçekleşmeyeceğine inanılır. Kısmeti kapanmış gençler Van-Canik, Derebey Köyü’nde bulunan «Gelin-Güvey Kayaları»nı ziyaret ederler. Kurban kesip, yedi yetime yedirirlerse kısmetleri açılır.

Nikah kıyılırken evin bütün kapı ve pencereleri tutulur. Nikâh sırasında evde bulunanlar kesinlikle ellerini önde ya da arkada birleştirmemelidirler. Aksi halde nikâhı kıyılanların uğurları bağlanır. Koca evine ilk ayak basan gelinin önüne ayna tutulsa, geleceği aydınlık olur. Koca evine ayak basan geline bal şerbeti içirilir. Gelin parmağını şerbete batırıp yalarsa, tatlı dilli olur. Gelin yumuşak mindere oturtulursa yumuşak huylu olur.

Kaynak:http://www.vanrehber.net/kultur.htm


Telli Baba:
Telli Baba Türbesi evlenmek isteyen genç kızların türbeyi ziyaret ettikleri ve bu ziyaret sırasında daha önce bırakılmış olan gelin duvaklarından tel alıp hayırlı bir kısmet için dua ettikleri bir türbe. Dilekleri yerine gelenler Türbeye tekrar gelip bu defa hem duvaklarından tel bırakıyor hem de teşekkür için vaat ettikleri ziyaretlerini yerine getiriyorlar. Telli Babanın hikayesi ise oldukça ilginç.

Zamanında tahlisiye memuru olarak görev yapan, gemilere kılavuzluk hizmeti veren görevli bir gün nöbeti sırasında havanın aniden patladığı, denizin kabarıp dalgalandığı anda bir bakmış ki fındık kabuğu misali bir kayık içinde genç bir kızla oğlan dalgalarla boğuşuyor. Çok geçmeden korkulan olmuş kayık devrilmiş, genç kız bir tarafa delikanlı diğer bir tarafa dalgalar arasında bir görünüp bir kaybolmuşlar. Tahlisiye memuru koşmuş kıyıya, atlamış denize genç kızı boğulmak üzere iken yarı baygın halde kurtarıp sahile çıkarmış, delikanlıyı bulamamışlar!. Aradan yıllar geçmiş ve genç kız evlenme çağına gelmiş gelinliği ile şükran borcunu ödemek ve teşekkür etmek için bu mutlu günü yaşamasında borçlu hissettiği tahlisiye memurunun bulunduğu yere gelip kendisini sormuş. Görevliler mezarının bulunduğu yeri göstermişler. Genç kız memurun vefat ettiğini öğrenince çok üzülerek mezarı başında ağlamaya başlamış ve telli duvağını mezara bırakıp ayrılmış.Telli Baba

Bu hikaye dilden dile anlatılır olmuş, gelinlik çağa gelen kızlar gelinlere yardım elini uzatan Telli Babaya ziyareti o günden sonra bir görev saymışlar. Gelenek günümüzde de devam ediyor. (Bu olay bana Hürriyet Gazetesinde görevli değerli büyüğüm, fotoğraf hocam "Türbeler Araştırması" bulunan gazeteci, rahmetli Sayın Çetin Şencan tarafından aktarılmıştır.)
Kaynak:http://www.sihirlitur.com/gezi/istanbul/bogaz/

“Ahtım vahtım, evlenme vahtım!...”
İnanca göre böyle bağıran kızlara, kısa bir zaman sonra, hemen iyi bir kısmet çıkıverirmiş.

İmtihan Olan Gelin
Şile civarında, duvaktan sonra geline pınardan su getirtirler. O gün bütün kadınlar çeşmenin başına toplanırlar, gelini imtihan ederler. Bu imtihanda bir hayli terletirler gelini. Gelin o gün çeşme başında bulunanların su kaplarını birer birer doldurur, hazırlar. En sonra kendi kaplarını doldurur.

Kancalı omuzluğuna asar su dolu kovalarını, başlar dikkatle yürümeye. Kendisi hakkında verilecek bütün hükümler bu yürüyüşe bağlıdır. Bütün gözler gelindedir. Gelin eğer sekmeden, düşmeden, kaplarındaki suyu dökmeden eve kadar getirirse, o gelin evcimendir. Yok, düşer, seker, suyunu dökerse bu gelin pek makbul sayılmaz. Doğru dürüst ev kadını olamaz.

Dilenmeyene Kız Yok
Kars’ın Pazar kasabası vardır. Burada analar çocuklarını iyi dilenci olsun diye oralar gelip çadır kuran çingene karılarına emzirtirler. Bu dilenmek adeti Çal’ın Bükrüce köyünde daha gariptir. Bu köyde, yabana gidip dilenmeyen oğlana kız vermezler.

Kaynak:http://xenefon.8m.com/TanimadigimizAnadolu.htm

EVLENECEK KIZLARLA İLGİLİ BATIL İNANÇLAR

Eski zamanlardan beri bir genç kızın evlenebilmesinin, kısmetinin açık olup olmamasıyla ilişkisi olduğu kanısı yaygındır. Bu yüzdendir ki, bazı batıl uygulamalar yapılmıştır ve hali hazırda bu uygulamalar halk arasında çok rağbet görmektedir. 

· Gelin ayakkabılarının altına ya da gelinliğin eteğine ismini yazmak... 

· Kına gecesinde çıkarılan duvağı, kısmeti kapalı olduğuna inanılan kızın başına takmak... 
· Pazartesi günü, oğlan evinin kızlarının, kız evinde genç gelinin saçından "darısı başıma" diyerek bir tutam saç kesmek... 

· Gelin evden giderken, arkada kalan evlenmemiş kızlar süpürsün diye süpürge bırakmak... 
· Kız evinde, oğlan tarafından gelen nişan sepetini ya da tepsisini, evlenmemiş bir kızın başının üstünde açarak, onun da kısmetinin açılmasını sağlamak... 

· Düğün gecesi gelinle birlikte yatmak... 

· Gelin duvağından gelin teli koparmak... 

· Gerdek gecesi geline ikram edilen baklavadan gelin, bir diş ısırır, kalanı ise evlenmemiş kızların kısmeti açılsın diye onlara yedirilir... 

· Gelin attan inmeden verilen bir bardak suya serçe parmağını sokar, sonra bardaktaki suyu hayırlı bir kısmet bulmaları için bekar erkekler birer yudum olarak içerler... 

· Gelin oturacağı eve geldiğinde, sağ koltuk altına Kur-an, sol koltuk altına ise ekmek konur. Sonra bunlar alınır ve ekmekten birer lokma koparılarak "darısı sizin başınıza" diyerek kızlara dağıtılır, kızlar da sözde utanarak, sıkılarak ekmek parçalarını yerler... 

· Söz kesmeye gidildiğinde, sözü kesilecek olan kız misafirlerin bulunduğu odaya ayaklarını sürüyerek girerse, o semtin kızlarının kocaya erken gideceğine inanılır... 

· Gelin gerdek gecesinin ertesi gününden bir hafta sonrasına kadar, kendini görmeye gelen evlenmemiş kızların burunlarını sıkar, bu, onlara da evliliğin bulaşması anlamı taşır. 

· Geline kına yakıldıktan sonra, kalan kına evlenmemiş kızlara yakılır. Ayak kınasından alınarak kızların başına sürülür ve "bahtları açılsın" denir... 

· Kına gecesi evlenmemiş olanlar, içilen kına şerbeti bardağının içine bir miktar para bırakırlar, parayı bırakanın talihinin açılacağına, bırakmayanın da felakete uğrayacağına inanılır... 

· Düğünde kısmeti kapalı olan kız, masadan bir kaşık çalarak bunu kızın oturduğu evin damına atar. Şayet kızın annesi ya da babası kaşığı görüp başka bir yere atarlarsa, o kızın kısmeti kapalı kalır. Yok eğer, "bu kaşığı kim atmış, sahibi kim?" diyerek sahibini ararlarsa, kızın kısmeti açılır. Kaşığı kimse görmese bile kızın kısmeti açılır... 

· Nişan yüzüklerindeki kurdeladan bir parça alan kızın kısmetinin açılacağına inanılır... 

· Düğünde gelinin ve damat ın başı üstüne atılan paradan almak da, uğur sayılır... 

· Gerdek öncesi gelin ve damattan kalan yemeği yiyen kızların kısmeti açılır diye bilinir... 

· Gerdek gecesinin ertesi günü gelinin yanına kısmeti kapalı iki kız oturtulur. Bu suretle onların da kısmetlerinin açılacağı kabul edilir... 

· Kısmeti kapalı kızlara gelin, erkeklere de damat hamamda başlarından aşağı su dökerek, kısmetlerinin açılmasını sağlarlar... 

· Nişan duası sırasında duayı yapan önüne konan şekerleri okur, bu şekerlerden üç tane yiyen bekarların kısmeti açılır... 

· İmam nikahından sonra, erkek tarafından gelen şekerler yenir, kısmeti kapalı olanların bu şekerlerden yedikten sonra kısmetlerinin açılacağına inanılır... 

· Gelin, damat evine geldikten sonra üzerine halka ekmekler takılmış bir oklavayı, kaynanayla birlikte tutarak oynar. Sonra bu ekmekler oradaki bekarlara dağıtılır ve yiyenlerin kısmetlerinin açılacağına inanılır...

Kaynak:http://www.angelfire.com/folk/eminekarpazlitr/evkiz.htm

Sizin de bildiğiniz başkaca benzeri yöresel gelenek ve inanışlar varsa bize yazın.